Köken: Arapça muḳābil · Telaffuz: muka:bil
- 1
sıfatBir şeye karşılık olarak yapılan, bir şeyin karşılığı olan
“Düşmanlarla beraber Anadolu'da mukabil teşkilat yapmak üzere yetmiş beş kişi kadar göndermiş.” — Atatürk
- 2
Bir şeyin karşısında bulunan
- 3
► karşılıklı
“Hatta bir halıdaki mukabil iki şekilden bile biri diğerine tamamıyla müşabih değildir.” — Ahmet Hikmet Müftüoğlu
- 4
edat► karşı
“Bir iki iyi habere mukabil her gün nice kaza ve bela haberleri verir.” — Abdülhak Şinasi Hisar
- 5
edat► karşın
“Bir iki iyi habere mukabil her gün nice kaza ve bela haberleri verir.” — Abdülhak Şinasi Hisar