Köken: Arapça muṭlaḳ
- 1
sıfat► salt
“Eskilerden üstün olmasa da onlar kadar mutlak bir roman yazmak istiyorum.” — Halide Edip Adıvar
- 2
felsefeKendi başına var olan, hiçbir şeye bağlı olmayan; saltık
- 3
zarf► kesinlikle
“Hele hükümdar liyakatsizse böyle bir murakabeye mutlak ihtiyaç vardır.” — Cemil Meriç