Köken: Türkçe ne + Arapça aṣl · Telaffuz: na'sıl
- 1
zarfBir işin ne biçimde, hangi yolla olduğunu belirtmek için kullanılan bir söz; ne (II), nice, nite
“Nasıl sevebilirse üç gönül bir tek gülü / Sen de güzelliğine kul edersin üç gönlü” — Faruk Nafiz Çamlıbel
- 2
Bir hareketin yapılış biçimine duyulan şaşkınlığı belirten bir söz
“Falih Rıfkı Atay gibi en güzel Türkçeyi yazan bir muhabirin kaleminden bu satırlar nasıl çıktı?” — Orhan Seyfi Orhon
- 3
İşin zorunlu olduğunu belirten bir söz
“Şarkı nasıl kısaltılamazsa fıkra da kısalmaz.” — Aydın Boysan
- 4
Ne kadar çok
“Amanın yandık ki nasıl yandık gene...” — Muzaffer İzgü
- 5
Elbette, kesinlikle
“Bak nasıl sınıfını geçecek!”
- 6
"Ben sana dememiş miydim, gördün mü?" anlamlarında kullanılan bir söz
“Nasıl, kitap kiminmiş?”
- 7
"Ne dediniz?" veya "iyi mi, beğendiniz mi?" anlamlarında kullanılan bir söz
“Nasıl, bir daha söyler misiniz?”
- 8
sıfatNe gibi, ne türlü
“Allaha nasıl inanıyorsam öyle.” — Tarık Buğra