Köken: Farsça nāzenīn · Telaffuz: na:zenin
- 1
sıfat, eskimiş► nazlı
- 2
► narin
“Hâlbuki Zübeyde nazenin bir tazeydi.” — Selim İleri
- 3
Üstüne titrenerek çok şımarık, nazlı yetiştirilmiş, şımartılmış
- 4
Nazlı, genç ve güzel kadın
“Gelgelelim bu nazeninim, gümrük kolcularıyla fingirdemeye başlamış.” — Reşat Nuri Güntekin