Köken: Arapça niʿmet · Telaffuz: ni:met
- 1
isimİyilik, lütuf, ihsan
“Başımızdan gitmesi, ekşi suratından kurtulmamız da bir nimetti.” — Sermet Muhtar Alus
- 2
Yaşamak için gerekli her şey
“Desem ki sen benim için hava kadar lazım / Ekmek kadar mübarek / Su gibi aziz bir şeysin / Nimetsin, nimettensin” — Cahit Sıtkı Tarancı
- 3
Yiyecek içecek, özellikle ekmek
- 4
mecazYararlanılan imkân
“Evinizin iş yerinize bu kadar yakın oluşu nimet.”