Köken: Fransızca parallèle
- 1
sıfat, matematikAynı düzlem içinde ikişer ikişer bulunan ve kesişmeyen; koşut, muvazi, mütevazi
“Bu, Çal Dağı'nın koyu mor sırtlarına paralel uzun ve yüce bir dağ.” — Halide Edip Adıvar
- 2
isim, gök bilimi, coğrafyaBaşlangıç meridyenine birer derecelik açılarla çizilen, Ekvator’a paralel ve aralarında 111 km’lik mesafe bulunan farazi çemberlerden her biri
- 3
mecazAynı zaman içinde gelişen veya aynı özellikleri gösteren (olay, düşünce vb.)
- 4
spor► paralel bar
“Mesela mekteplerden barfiksleri, paralelleri, halterleri attıktan sonra oraya güreşi sokarız.” — Ömer Seyfettin