Köken: Türkçe pek + Arapça aʿlā · Telaffuz: pekâ:lâ:
- 1
sıfatBenzerlerinden aşağı olmayan
“Pekâlâ bir ev, niçin beğenmediniz?”
- 2
ünlem► evet
“Pekâlâ madem biliyordun, ne diye söylemedin?”
- 3
zarfTabii ki
“Pekâlâ gideceğim, siz ne karışıyorsunuz?”
- 4
zarf► kuşkusuz
“Gece yarısını geçmiş olmasına rağmen, hiç olmazsa, arkadaşım pekâlâ beni bekleyebilirdi.” — Kemal Bilbaşar
- 5
zarfÇok iyi
“Hâlbuki yalının rehinde olduğunu pekâlâ işitmiştim.” — Yakup Kadri Karaosmanoğlu