Köken: Farsça pervāne · Telaffuz: perva:ne
- 1
isimGeceleri ışık çevresinde dönen küçük kelebek; kepenek (II)
“Ötede mum yanıyor bir şeyler dönüyor / Pervaneler art arda ne çabuk ölüyor” — Behçet Necatigil
- 2
Döndüğünde bir mekanizmayı işleten bir eksene dikey olarak bağlanmış, iki veya ikiden çok kanattan yapılmış alet; uskur
“Çok geçmiyor, şaftın dönmesiyle pervane çalışıyor.” — Zeyyat Selimoğlu
- 3
tarihSelçuklularda ve İlhanlılarda has, zeamet, tımar ile ilgili olarak verilen ferman
- 4
tarihBu fermanı hazırlamakla görevli memur
- 5
sıfat, mecazBir kimsenin yanından hiç ayrılmayan
- 6
► semahçı