Köken: İtalyanca posta · Telaffuz: po'sta
- 1
isimBir yere gelen veya bir yerden gönderilen mektup ve emanetlerin tümü
“Ankara’nın hususi postasını gün aşırı bir kurye deri çanta içinde Sebilürreşad idarehanesine getirip bırakıyordu.” — Mehmet Sılay
- 2
Genellikle bu emanetleri götüren taşıt
“Eşyalarımı ilk posta ile bir denk yapıp İstanbul’a gönderdim.” — Ömer Seyfettin
- 3
Bu emanetleri toplayan ve dağıtan kuruluş ve bu kuruluşun bulunduğu yer
“Yazısı silinmiş, kâğıdı sarı / Mektubumu geri getirdi / Dünya postaları” — Arif Nihat Asya
- 4
Takım, kol
“Rus jandarma yüzbaşısı böyle dedikten sonra ikişer ikişer üç posta yaptı.” — Reşat İleri
- 5
Haberci, ulak
“Sağa sola postalar çıkarıldı.”
- 6
Kez, defa, sefer
“Bu araba bütün eşyayı dört postada taşır.”
- 7
► vardiya
- 8
Bir sanayi veya ticaret işletmesinde aynı süre içinde çalışanların tümü
- 9
askerlikHizmet nöbetinde bulunan er
“Posta, şu zarfı komutana götür.”
- 10
eskimişVapur, tren, uçak vb. taşıtlarla yapılan yolculuk
“Karadeniz postası. Avrupa postası.”