Köken: Arapça rāḥat
- 1
isimİnsanda üzüntü, sıkıntı, tedirginlik olmama durumu; huzur
- 2
sıfatÜzüntü, sıkıntı ve tedirginliği olmayan
“Ben o kadar rahatım, öyle okşayıcı, huzur ve mutluluk verici tatlı rüzgâr karşısındayım ki...” — Refik Halit Karay
- 3
sıfatSıkıntı veya yorgunluk, tedirginlik vermeyen
“Ben sana güzel ve rahat bir oda hazırlattım.” — Peyami Safa
- 4
sıfatAldırmaz, gamsız
“Rahat adam.”
- 5
zarfKolay bir biçimde, kolaylıkla
“İstersen beraber gidelim. Haydi al torbanı. Bir saatte rahat varırız.” — Memduh Şevket Esendal
- 6
zarfTedirgin olmadan, huzur içinde, sıkıntısız biçimde
“Bir tiyatro eserini izlediğim sürece koltukta rahat oturamıyorum.” — İpek Ongun
- 7
ünlem"Hazır ol" durumunda bulunanlara, oldukları yerde serbest bir durum almaları için verilen komut