Köken: Arapça resmen · Telaffuz: re'smen
- 1
zarfDevlet adına, resmî olarak; devletçe
“Bu, resmen harp ilan olunmaksızın savaş kapısını açmak demekti.” — Necip Fazıl Kısakürek
- 2
Kanuna, yönteme uygun olarak
“Memlekete hareketten önce resmen sefarete müracaat ettim.” — Nâzım Hikmet
- 3
Kesinlikle, açıkça, kesin olarak
“Bu kadın resmen babasının parasını yiyordu.” — Ayşe Kulin