- 1
isimBir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi; lakırtı, kal (II), kavil, kelam, laf
- 2
► kelime
- 3
Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi
“Yer yer birçok türküde rastladığımız beylik sözler de vardı içinde.” — Bedri Rahmi Eyüboğlu
- 4
Kesinlik kazanmayan haber, söylenti
“Ortalıkta bir söz dolaşıyor.”
- 5
Bir işi yapacağını kesin olarak vadetme
“O, sözünde duran bir adamdır.”
- 6
Müzik parçalarının yazılı metni; güfte
“Şarkının sözleri çok anlamlı.”
söz ne demek?
isim·6 anlam·3 harf·söz
“Söz” Türkçede isim olarak kullanılan bir kelimedir. Sözlükte 6 anlamı bulunur. En yaygın anlamı şudur: “Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi; lakırtı, kal (II), kavil, kelam, laf”. 3 harf ve 1 heceden (söz) oluşur. Kelimeyle ilgili 84 deyim ve atasözü vardır.
Söz ile ilgili atasözleri ve deyimler
- söz açmak
- söz almak
- söz altında kalmamak
- söz anlamaz
- söz anlatmak
- söz anlayan beri gelsin
- söz aramızda
- söz atmak
- söz ayağa düşmek
- söz bir, Allah bir
- söz çakmak
- söz çıkarmak
- söz çıkmak
- sözde kalmak
- sözden anlamak
- söz dinlemek (veya tutmak)
- söz düşmemek
- söz düşürmek
- söze atılmak
- söze başlamak
- söze boğmak
- söze dalmak
- söze karışmak
- söze son vermek
- söz etmek
- söze yatmak
- (birine veya bir şeye) söz geçirmek
- (birine) söz gelmek
- (birine) söz getirmek
- söz götürmek
- söz gümüşse sükût altındır
- söz işitmek
- söz kaldıramamak
- söz kesmek
- söz olmak
- söz olsun diye
- söz sözü açmak
- söz taşımak
- söz tutmak
- sözü (veya sözünü) çevirmek
- sözü açılmak
- sözü ağzına tıkamak
- sözü ağzında bırakmak
- sözü ağzında gevelemek
- sözü ağzında kalmak
- sözü ağzından almak
- sözü bağlamak
- sözü dağıtmak
- sözü dolandırmak
- sözü döndürüp dolaştırmak
- sözü edilmek
- sözü geçmek
- sözü kesmek
- sözü kısa kesmek
- sözüm meclisten dışarı
- sözü mü olur?
- sözüm yabana
- sözün ardı boşa çıkmak
- sözünde durmak
- sözünden çıkmamak
- sözünden dönmek
- sözüne gelmek
- sözüne sadık kalmak
- sözünü (veya sözünüzü) balla kestim (veya kesiyorum)
- sözünü ağzına tıkmak
- sözünü bağlamak
- sözünü bilmek
- sözünü bilmemek
- sözünü esirgememek (veya sakınmamak)
- sözünü etmek
- sözünü geri almak
- sözünü kesmek
- sözünün eri
- (birinin) sözünü tutmak
- sözünü yabana atmamak
- sözünü yedirmek
- sözünü yemek
- sözü sohbeti yerinde
- sözü tartmak
- sözü uzatmak
- söz var, iş bitirir; söz var, baş yitirir
- söz vermek
- söz yetiştirmek
- söz yok!
Söz ile kurulan birleşik kelimeler
- söz başı
- söz birliği
- söz cambazı
- söz dağarcığı
- söz dalaşı
- söz dizimi
- söz düellosu
- söz ebesi
- söz ehli
- söz gelimi
- söz gelişi
- söz gösterisi
- sözgötürmez
- söz hazinesi
- söz kapısı
- söz karışıklığı
- söz kesimi
- söz konusu
- söz meydanı
- söz misali
- söz rüşveti
- söz sahibi
- söz sırası
- söz temsili
- söz ustası
- söz varlığı
- söz yarışı
- söz yazarı
- söz yitimi
- söz yüzüğü
- söz zinciri
- sözüm ona
- sözün kısası
- sözüne sahip
- acı söz
- ağır söz
- ara söz
- beylik söz
- eğri söz
- iğneli söz
- katı söz
- kuru söz
- lastikli söz
- ön söz
- pis söz
- sav söz
- son söz
- tatlı söz
- atasözü
- namus sözü
- şeref sözü