Köken: Arapça sukūnet · Telaffuz: sükû:net
- 1
isim► dinginlik
“İlim oldukça gelişmiş bir zekâ, dikkat, çalışkanlık, sükûnet ve ağırbaşlılık ister.” — Mehmet Kaplan
- 2
Huzurlu, rahat olma; sükûn
“Birdenbire kendinde müthiş bir sükûnet, tarifsiz bir rahatlık hissetti.” — Şevket Rado
- 3
Dinme, yatışma