sürmek ne demek?

fiil18 anlam6 harfsür·mek

“Sürmek” Türkçede fiil olarak kullanılan bir kelimedir. Sözlükte 18 anlamı bulunur. En yaygın anlamı şudur: “At, araba vb. için yönetip yürütmek, sevk etmek”. 6 harf ve 2 heceden (sür-mek) oluşur. Kelimeyle ilgili 3 deyim ve atasözü vardır.

  1. 1

    -e, -i, fiilAt, araba vb. için yönetip yürütmek, sevk etmek

    “Azapların güneş görmeyen, erkeklerden saklanan güzel kızları şimdi üstlerine eski elbiselerini giymişler, başlarına yırtık şallarını örtmüşler, kimisi araba sürüyor, kimisi yerde yürüyor.” — Müstecib Ülküsal
  2. 2

    Başlamış bir iş veya durum devam etmek

  3. 3

    Önüne katıp götürmek

    “Koyunları sürmek.”
  4. 4

    Uzatmak, ileri doğru itmek

    “Kahveyi ısıtıyor, suyu dolduruyor, cezveyi sürüyor, fincanı boşaltıyor.” — Memduh Şevket Esendal
  5. 5

    Dokundurmak, değdirmek

    “Yüzümü saçlarına sürmek için başımı eğdim.” — Hüseyin Cahit Yalçın
  6. 6

    Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer veya ülkeye göndermek; nefyetmek

    “Mütarekede İngilizler onu Malta'ya sürdüler.” — Yusuf Ziya Ortaç
  7. 7

    Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek

    “Avucuna doldurup kokluyor; ensesine, şakaklarına, boynuna sürüyor.” — Refik Halit Karay
  8. 8

    ticaretBir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak

    “Satılamayan ne kadar bayat, bozuk mal varsa pansiyonerlere sürerler.” — Hüseyin Rahmi Gürpınar
  9. 9

    Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak

  10. 10

    -i, fiilHerhangi bir durum içinde bulunmak

    “Dört duvar arasında bir memur hayatı sürüyordu.” — Yusuf Ziya Ortaç
  11. 11

    -i, fiilPulluk veya sabanla toprağı işlemek

    “Öküzünün biri ölünce tarlasını süremedi.” — Ömer Seyfettin
  12. 12

    nesnesiz, fiilOlmaya devam etmek

    “Baygınlığım ne kadar sürdü bilmiyorum.” — Aka Gündüz
  13. 13

    nesnesiz, fiilZaman geçmek

    “Çok sürmez, her şey düzelir.”
  14. 14

    nesnesiz, fiilZaman almak

    “Her odanın ziyareti bir saat sürmüştü.” — Ahmet Haşim
  15. 15

    bitki bilimiBitki, ot yetişip ortaya çıkmak, bitmek, yeşermek

    “Bu gölgeli yerlerde otlar bütün bir yaz mevsimi yeniden yeniye sürer, rutubetli toprakta bir bir arkasına yoncalar fışkırır, çayırlar kabarırdı.” — Refik Halit Karay
  16. 16

    nesnesiz, fiilOlağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarmak

  17. 17

    -i, -den, fiilKovmak, kovalamak, uzaklaştırmak

  18. 18

    Pencere, kafes kanatları bir tarafa iterek açmak veya kapamak

Sürmek ile ilgili atasözleri ve deyimler

Sürmek ile kurulan birleşik kelimeler