sıvamak1
- 1
-i, fiilDuvar vb. bir yeri sıva kullanarak kaplamak, sıva vurmak, sıva yapmak; sıvalamak
“Kırlangıç yapar yuvayı / Çamur sıvayı sıvayı” — Anonim şiir
- 2
-e, -i, fiilHarcı bir yere vurmak
“Çimentoyu duvara sıvamak.”
- 3
mecazBir şeyi, üzerine başka bir şey sürerek veya döşeyerek tamamen kaplamak
“Yüzünün bütün derisini kulaklarının arkasına kadar bir krem tabakasıyla sıvadı.” — Peyami Safa
- 4
mecazOkşamak, sıvazlamak
“Zehra Hanım Tevfik'in ebesiydi ve onu çok severdi. Arkasını sıvardı, teselli verdi.” — Halide Edip Adıvar
- 5
argoArka arkaya küfürlü sözler söylemek