Köken: Arapça ṣabr
- 1
isimAcı, yoksulluk, haksızlık vb. üzücü durumlar karşısında ses çıkarmadan onların geçmesini bekleme erdemi; dayanç, çıdam
“Annem pek yorgun bir saatinde değilse bu tutturmalarıma sabır gösterirdi.” — Adalet Ağaoğlu
- 2
Olacak veya gelecek bir şeyi telaş göstermeden bekleme