Köken: Mar. salaş
- 1
sıfatUyumsuz, kötü görünen
- 2
Derme çatma, özensiz olarak yapılmış (yapı)
“Kenar mahalleleri gezerken birtakım salaş barakalar göreceksiniz.” — Reşat Nuri Güntekin
- 3
zarfUyumsuz biçimde, gelişigüzel olarak
“Bir ara karşıdaki salaş birahanenin penceresine göz atıyorum.” — Ahmet Ümit
- 4
isimSebze, meyve vb. satmak için kurulmuş, eğreti, derme çatma dükkân
“Bizim salaş bütün ömrünce kaç defa süpürülmüş, kaç defa yıkanmış?” — Aka Gündüz