Köken: Arapça ṣandūḳ
- 1
isimİçine çeşitli şeyler konulan, tahtadan yapılmış, kapaklı ev eşyası
“Dolabını, sandığını, kitaplarını, defterlerini didik didik aradık, bulamadık.” — Yusuf Atılgan
- 2
► kasa
- 3
Bir kurumda para alınıp verilen yer
“Sandık emini.”
- 4
Kamu kesiminde çalışan personelin sosyal güvenlik işlerini yürüten kuruluş
“Emekli Sandığı.”
- 5
Yapılarda kum, çakıl vb. şeyleri ölçmek için kullanılan, üstü ve altı açık, dört köşeli tahtadan ölçü aleti
- 6
Kamu kesiminde çalışan personelin kendi kurumunda düşük faiz ve taksitler hâlinde geri ödemek üzere borç para aldığı birim
- 7
Seçimlerde oy pusulalarının atıldığı kutu
- 8
Mahalle tulumbacılarının omuzda taşıdıkları tulumba