Köken: Arapça sefīl
- 1
sıfatYoksulluk içinde olan
“Bu, korkunç bir çocukluğun, sefil, bahtsız bir çocukluğun devamıdır.” — Sait Faik Abasıyanık
- 2
Adi, bayağı olan
“Süfli gayeler, kütleleri ya oldukları yere mıhlayan ve bir arpa boyu ileri götürmeyen sefil isteklerdir.” — Sâmiha Ayverdi
- 3
zarfYoksul veya bayağı bir biçimde
“Ayaklarındaki postalların yarısı yok bir hâlde mart havasının sert soğuğunda âciz ve sefil titriyordu.” — Halide Edip Adıvar