Köken: Farsça serbest
- 1
sıfatHiçbir şarta bağlı olmayan, istediği gibi davranabilen; azade
- 2
Tutuklu veya bağımlı olmayan; özgür
- 3
Zamanını istediği gibi kullanabilen, yapacak bir işi olmayan
“Yarın serbestim. İstersen bütün günü beraber geçirebiliriz. Sabahleyin dokuzda Kadıköy iskelesinde buluşalım.” — Refî Cevad Ulunay
- 4
Bazı kurallara bağlı olmayan
“Serbest ticaret. Serbest nazım.”
- 5
Rahat hareket eden, rahat konuşan, sıkılgan ve utangaç davranmayan
- 6
Davranışlarında görgü kurallarını, toplumun verdiği hükümleri fazla umursamayan, rahat hareket eden (kimse)
- 7
Hareketi herhangi bir biçimde engellenmeyen
“Serbest geçiş”
- 8
zarfKendisine bir şeyi yapıp yapmamakta seçenek tanınmış olan; özgür
- 9
isimGirmek için herhangi bir ücret ödemeyi veya belli bir grubun üyesi olmayı gerektirmeme, halka açık olma
“Salı günleri müzeye giriş serbesttir.”
- 10
zarfRahat hareket ederek, rahat konuşarak, sıkılgan ve utangaç davranmayarak
“Ötekilere de pek serbest davranır isem de onlar benden utanırlar.” — Memduh Şevket Esendal
- 11
fizikHiçbir kuvvetin veya etkileşimin etkisi altında olmayan (nesne)
- 12
kimyaBileşik hâlde bulunmayan (kimyasal element)