Köken: Farsça siper
- 1
isimKorunulacak, arkasına, altına veya içine girerek saklanılacak yer
- 2
Yağmur, güneş ve rüzgârın etkilemediği gizli, kuytu yer; dulda
“Pencereden güneş yahut rüzgâr gelirse şu siper köşeye kaçacak.” — Refik Halit Karay
- 3
► siperlik
“Sabahtan beri çektiği şaraplarla epeyce başı dönen meşhur kumandan tolgasının siperini geri itti.” — Ömer Seyfettin
- 4
askerlikAskerlerin savaşta vurulmamaları ve rahat ateş edebilmeleri için kazılmış, üstü açık hendek
“Ateş yağmuru ikinci kat siperleri geçti.” — Aka Gündüz
- 5
sıfatKuytu, korunulabilen
“Burası siper bir yerdir.”