Köken: Arapça tāmm
- 1
sıfat► eksiksiz
“Tam iki saat yalandan tamirle uğraştım.” — Aka Gündüz
- 2
Bir bütün olarak ele alınan; bütün
- 3
En elverişli, en uygun
- 4
zarf► tıpkı
“Tam istediğim gibi davrandın.”
- 5
zarfO sırada, o anda
“Çocuğa dilimi çıkarmıştım; tam ağlıyordu, güldü.” — Adnan Özyalçıner
- 6
zarfEksiksiz olarak, bütün olarak; iyice
“Eren ruh, öz ruh diyorsunuz ama bununla ne kasdettiğinizi tam çıkaramadım, bana şu senin mantığınla bir izah eder misin?” — Emine Işınsu
- 7
mecazGerçek, kusursuz olan
“Reşit Galip tam bir idealist gibi öldü.” — Orhan Seyfi Orhon
- 8
mecazEhliyetli, yetkin olan
- 9
isim, argoAmerikan doları