Köken: Arapça ṭarz
- 1
isimAnlatma, oluş, deyiş veya yapış biçimi; minval, usul (II), üslup, vetire, stil, janr, ambiyans
“Annesi o tarz yaşayıştan hoşlanır mı?” — Ahmet Muhip Dıranas
- 2
Bir kimsenin kendine özgü anlatım biçimi
“Artık bu tarzda hayat hakları aramanın mevsimi geçtiğini sanıyorum.” — Necip Fazıl Kısakürek
- 3
Güzel sanatlarda kendine özgü teknik, renk ve biçimlendirme biçimi; üslup, stil, konsept
“Gotik tarzda bir yapı.”
- 4
► biçim (II)
“Nitekim bugün dünyada ne kadar iyi ressam varsa o kadar da resim yapma tarzı vardır.” — Asaf Halet Çelebi