Köken: Arapça ṭāʾife
- 1
isim, denizcilikGemide türlü işlerde çalıştırılan sefer işçisi; uşak
“Kayıkta hem ben hem de tayfam uyandık.” — Halikarnas Balıkçısı
- 2
Bu sefer işçilerinin topluluğu
“Esrarkeş, serseri tayfası hava almak için çıkar, balık tutar, getirir kasabaya, satarlar.” — Sait Faik Abasıyanık
- 3
Zeytin toplayan işçi
- 4
kaba konuşmadaBir adamın yanında bulunan yardakçılar; koşuntu