tek1
- 1
sıfatEşi, benzeri olmayan; vahit, yegâne
“Hamit, biliyorsunuz edebiyatımızın tek dâhisidir.” — Yusuf Ziya Ortaç
- 2
Kadeh içinde belirli ölçüde olan (içki)
- 3
isimBirbirini tamamlayan veya aynı türden olan nesnelerden her biri
“Garsona umutsuzca bir göz attıktan sonra eldiveninin sol tekini çıkardı.” — Rıfat Ilgaz
- 4
zarfÖnüne getirildiği cümleye istek ve özlem kavramı katar
“Versinler de ne verirlerse versinler birader, tek versinler.” — Aziz Nesin
- 5
zarf► yalnızca
“Bunun için tek bir yol var.”
- 6
mecazHiç, hiçbir
“Tek kelime konuşmadan bu yokuşu indik.” — Refik Halit Karay
- 7
Yalnız başına
“Mezarlıkta Süleyman Ağa’nın taşı tek kalmazdı...” — Memduh Şevket Esendal
- 8
matematikİki ile bölünemeyen (sayı)
“Üç, beş, yedi ... tek sayılardır.”