temas etmek1
- 1
dokunmak
“Etrafımda uçları birbirine temas etmiş hilallerden müteşekkil bir daire vardı.” — Ömer Seyfettin
- 2
değinmek, sözünü etmek, bahsetmek
“Şiiri iyi okuyanlarla fena okuyanlar arasındaki esaslı farka temas ettik.” — Yahya Kemal Beyatlı