Köken: Arapça teṣāduf · Telaffuz: tesa:düf
- 1
isimYalnızca ihtimallere bağlı olduğu düşünülen olayların kesin olmayan, değişebilen sebebi
“Öyle bir tesadüf olsa ki bir saatçik şu doktorla oturup konuşabilse!” — Memduh Şevket Esendal
- 2
Tasarlanmadığı halde karşılaşma; rast (I)
“Bilmeden acı bir tesadüfün eliyle Hakan'a giden bir armağana taarruz etmiş ve büyük bir günah işlemişti.” — Nâzım Hikmet