Köken: Arapça ṭufeylī · Telaffuz: tufeyli:
- 1
sıfat, eskimiş► asalak
“Ben kendimi faydalı bir adam farz ettiğim hâlde, sen kendini niçin işsiz ve tufeyli sayıyorsun?” — Kemal Tahir
- 2
Salaş, virane, yıkık olan
“Onu tamir ve takviye ettirdiler, etrafını kaplayan tufeyli yapıları yıktırarak ortaya çıkardılar.” — Yahya Kemal Beyatlı