uçuk1
- 1
sıfat► soluk (II)
“Musikimiz, bizim durgun ruhumuzun, sakin düşüncelerimizin, uçuk benzimizin tercümanıdır.” — Ahmet Hikmet Müftüoğlu
- 2
Hafif, belirsiz olan
“Ruhsar Hanım uçuk bir gülümsemeyle kapıya süzüldü gitti, birkaç saat içinde birkaç yıl daha yaşlanıvermiş kadıncağız.” — Attilâ İlhan
- 3
mecazAbartılı, çok yüksek, çok fazla
“O zamana göre çok uçuktu bu espri.” — Oğuz Tektaş
- 4
mecaz► deli dolu
“Beni deli sanmadı herhâlde ama uçuk biri olarak düşündü, baktım laubali olacak, surat astım.” — Kaan Arslanoğlu