- 1
nesnesiz, fiilUzamasına sebep olmak, uzamasını sağlamak
“Saçlarını uzatmış, modern giyimli genç, hoş bir adam.” — Esin Afşar Aral
- 2
-i, fiilBaşı, kolları veya bacakları bir yere yöneltmek
“Koğuşun açık duran kapısından hastalar başlarını uzatıp koridordakilere, yerde duran sedyeye bakıyorlar.” — Memduh Şevket Esendal
- 3
-e, fiilBir şeyi vermek için birine yöneltmek; atmak
“Elçinin altın tası güzel kıza uzattığını görünce el çırptılar, bir ağızdan takıldılar.” — M. Turhan Tan
- 4
► germek
“İp uzatmak.”
- 5
Konuşmayı, tartışmayı sürdürmek
“Her iki odadan üçer beşer kişi lakırtıyı uzattılar.” — Memduh Şevket Esendal
- 6
-e, fiilVermek, göndermek
“Can, topu Zeki'ye uzattı.”
- 7
-i, fiilSüreyi artırmak, temdit etmek
“Yıllardır beklediği bu zevkli anları mümkün olduğu kadar uzatmak istediği her hâlinden belliydi.” — İhsan Oktay Anar
- 8
Daha ileriki bir zamana atmak, sonraya bırakmak, ertelemek
- 9
Sürüncemede bırakmak
uzatmak ne demek?
fiil·9 anlam·7 harf·u·zat·mak
“Uzatmak” Türkçede fiil olarak kullanılan bir kelimedir. Sözlükte 9 anlamı bulunur. En yaygın anlamı şudur: “Uzamasına sebep olmak, uzamasını sağlamak”. 7 harf ve 3 heceden (u-zat-mak) oluşur. Kelimeyle ilgili 1 deyim ve atasözü vardır.