vurmak ne demek?

fiil29 anlam6 harfvur·mak

“Vurmak” Türkçede fiil olarak kullanılan bir kelimedir. Sözlükte 29 anlamı bulunur. En yaygın anlamı şudur: “Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere veya bir kimseye hızla çarpmak; çakmak, geçirmek, inmek”. 6 harf ve 2 heceden (vur-mak) oluşur. Kelimeyle ilgili 7 deyim ve atasözü vardır.

  1. 1

    -e, fiilElini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere veya bir kimseye hızla çarpmak; çakmak, geçirmek, inmek

    “Masaya vurmak. Birinin başına vurmak.”
  2. 2

    -i, fiilSes çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak

    “Kapılarını vurmadan, kartını göstermeden, kademeye aldırmadan odalara giriyor.” — Refik Halit Karay
  3. 3

    Etkisi bir yere kadar ulaşmak

    “Su dışarı vurdu.”
  4. 4

    Duyulmak, hissedilmek

  5. 5

    Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek

    “Yıkık damından içeriye parça parça güneş vurur.” — Refik Halit Karay
  6. 6

    Olumsuz yönde etkilemek

    “Kriz kitap dünyasını da vurdu.”
  7. 7

    -e, -i, fiilHızla değmek, çarpmak

    “Arabalar aniden birbirine vurdu. Ayağını güm güm yere vurarak...”
  8. 8

    Bir yere bir şey sürmek

    “Duvara boya, tahtaya cila vurmak istedi.”
  9. 9

    Takmak, koymak, bağlamak

    “Seni buradan ellerine kelepçe, ayaklarına zincir vurup öyle götürecekler!” — Yakup Kadri Karaosmanoğlu
  10. 10

    Bağlamak, ilişkilendirmek

    “Bohçacı ve yazmacı kadınların tuhaflığına vurarak etrafını alırlar.” — Refik Halit Karay
  11. 11

    Olduğundan başka biçimde görünmek

    “Deliliğe vurmak.”
  12. 12

    nesnesiz, fiilBatıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak

    “Bıçak vurmak.”
  13. 13

    nesnesiz, fiilUygulamak, basmak, koymak

    “Damga vurmak.”
  14. 14

    Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak

  15. 15

    -i, fiilAmaçladığı şeye rast getirmek

  16. 16

    -i, fiilSilahla yaralamak, öldürmek

    “Bir gün kızı kurtarmışlar, ayıyı vurmuşlar.” — Halide Edip Adıvar
  17. 17

    Dokunmak, hasta etmek

    “Bizim evin bacası çekmiyor. Bütün kış, maaile kömür vuruyor bizi bu yüzden.” — Nâzım Hikmet
  18. 18

    nesnesiz, fiilSoğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek

    “Dolu, bu yıl ekinlerin çoğunu vurmuş.” — Fikret Otyam
  19. 19

    nesnesiz, fiilKalp atmak, çarpmak

    “Kalbi öylesine kopacakmış gibi vuruyordu.”
  20. 20

    Piyango vb. çıkmak, isabet etmek

  21. 21

    -i, fiilDesteklemek, dayamak

    “Akşam olunca kapının desteğini vurduk.”
  22. 22

    Koymak, yerleştirmek

    “Hamalın biri sırtına koca bir ayna vurmuş götürüyordu.” — Haldun Taner
  23. 23

    Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak

  24. 24

    Tavla oyununda pulu kırmak

  25. 25

    mecazManevi olarak yaralamak

  26. 26

    argoİçki içmek

  27. 27

    argoKadeh tokuşturmak

  28. 28

    -i, argo, fiilHerhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak

    “Birinin on milyon lirasını vurmak.”
  29. 29

    -e, -i, matematik, fiilÇarpma işlemini yapmak

    “İkiyi dörde vurursak sekiz eder.”

Vurmak ile ilgili atasözleri ve deyimler

Vurmak ile kurulan birleşik kelimeler