- 1
birdenbire çok korkmak, aşırı korku veya sevinçten fazlasıyla heyecanlanmak, endişelenmek
“Çıngırağın her çekilişinde ikisinin de heyecandan yürekleri ağızlarına geliyor.” — Mahmut Yesari
yüreği ağzına gelmek ne demek?
·1 anlam
“Yüreği ağzına gelmek” bir söz öbeğidir. Sözlükte 1 anlamı bulunur. En yaygın anlamı şudur: “birdenbire çok korkmak, aşırı korku veya sevinçten fazlasıyla heyecanlanmak, endişelenmek”. Kelimeyle ilgili 76 deyim ve atasözü vardır.
Yüreği ağzına gelmek ile ilgili atasözleri ve deyimler
- yüreğe işlemek
- yüreği bayılmak
- yüreği boğazına tıkanmak
- yüreği bozulmak
- yüreği burkulmak
- yüreği cız etmek (veya cızlamak)
- yüreği çarpmak
- yüreği daralmak
- yüreği dayanmamak
- yüreği ezilmek
- yüreği ferahlamak (veya hafiflemek)
- yüreği götürmemek
- yüreği göz göz olmak
- yüreği hop etmek (veya hoplamak veya oynamak)
- yüreği kabarmak
- yüreği kaldırmamak
- yüreği kalkmak
- yüreği kan ağlamak
- yüreği kanamak
- yüreği kararmak
- yüreği katılmak
- yüreğinde bir şeyler kaynamak
- yüreğinden geçmek
- yüreğinden gelmek
- yüreğine (bir şey) çökmek
- yüreğine daral gelmek
- yüreğine dert olmak
- yüreğine dokunmak
- yüreğine inmek
- (birinin) yüreğine işlemek
- yüreğine kar yağmak
- yüreğine kurt düşmek
- yüreğine od (veya ateş) düşmek
- yüreğine oturmak
- yüreğine saplanmak
- yüreğine sinmek
- yüreğine su serpmek
- yüreğini açmak
- yüreğini ateş almak
- yüreğini boşaltmak (veya dökmek)
- yüreğini dağlamak
- yüreğini eritmek (veya sızlatmak)
- yüreğini hoplatmak (veya oynatmak veya kaldırmak)
- yüreğini kaplamak
- yüreğini kemirmek
- yüreğinin başı sızlamak
- yüreğinin yağı (veya yağları) erimek
- yüreğini pek tutmak
- yüreğini serinletmek
- (birinin) yüreğini tüketmek
- yüreği parçalanmak
- yüreği parça parça olmak
- yüreği parlamak
- yüreği rahatlamak
- yüreği serinlemek
- yüreği sıkılmak
- yüreği sıkışmak (veya tıkanmak)
- yüreği sızlamak
- yüreği soğumak
- yüreği şişmek
- yüreği titremek
- yüreği tükenmek
- yüreği ürpermek
- yüreği yağ bağlamak
- yüreği yanmak
- yüreği yarılmak
- yüreği yerinden oynamak
- yürek burkmak
- yürek burmak
- yürek istemek
- yürek paralamak (veya parçalamak)
- (birinde) yürek Selânik olmak
- yürek soğutmak
- yürekten çağırmak
- yürek tüketmek
- yürek vermek