yaymak1
- 1
-e, -i, fiilBir şeyi açarak, düzelterek bir alanı örtecek biçimde sermek; yazmak (III)
“Kardeşleri çardağın içine, dışına yatakları yayıyorlardı.” — Necati Cumalı
- 2
Çevreye dağılmasına sebep olmak; vermek
“Sıtmayı çevreye yayan sivrisineklerdir.”
- 3
Birçok kimseye duyurmak
“Kıran Bey, çetesinin şöhretini her tarafa yaydı.” — Refik Halit Karay
- 4
-i, fiilSınırı genişletmek
“Tozu yaymak. Lekeyi yaymak.”
- 5
-i, fiilKoyun, inek vb.ni otlatmak
- 6
-i, fiilDağınık ve düzensiz bir biçimde saçmak, dağıtmak
- 7
(kaynak) ışık, ses vb.ni kendinden dışarıya doğru çeşitli yönlere göndermek; vermek
“Mumun yaydığı ışık zayıftı.”