Köken: Farsça yek + pāre · Telaffuz: yekpa:re
- 1
sıfat► bütün
“Pencerelerin karşı duvarı yerden tavana kadar yekpare aynayla örtülüydü.” — Cahit Uçuk
- 2
zarfTek parça olarak, bütün olarak
“Tarih, yekpare görülecek, topyekûn sevilecek yahut da nefret edilecek bir şey değildir.” — Yahya Kemal Beyatlı