- 1
önemli saymak, saygı göstermek
“Etrafını zehirleye zehirleye yaşadıktan sonra hâlâ insanlar ona kendi aralarında bir yer veriyorlardı.” — Mahmut Yesari
- 2
bir olaya yol açmak, imkân tanımak
- 3
önemli bir görev vermek
- 4
kendi yerini bir başkasına bırakmak
“Kadınlara yer vermek alışkanlığı da olmadığından, çok kez ayakta kalır.” — Erhan Bener
- 5
kullanmak
“Orta oyununda dekor gibi donatıma da pek az yer verilmiştir.” — Metin And
- 6
söz etmek, değinmek
- 7
ağırlık vermek
“Bu dönem, daha çok kısa ve vodvil türünde komedyalara yer vermiştir.” — Metin And
- 8
konu edinmek
yer vermek ne demek?
·8 anlam
“Yer vermek” bir söz öbeğidir. Sözlükte 8 anlamı bulunur. En yaygın anlamı şudur: “önemli saymak, saygı göstermek”. Kelimeyle ilgili 77 deyim ve atasözü vardır.
Yer vermek ile ilgili atasözleri ve deyimler
- yer açmak
- yer almak
- yer bakır gök demir kesilmek
- yer bulmak
- yer çevirmek
- yer değiştirmek
- yerde kalmak
- yer demir gök bakır
- yerden göğe kadar
- yerden yere çalmak
- yerden yere vurmak
- yere bakan (veya bakıp) yürek yakan
- yere bakmak
- yere baktırmak
- yere batasıca (veya batsın)
- yere batmak
- yere çalmak
- yere göğe koymamak
- yere sağlam basmak
- yere sermek
- yer etmek
- yere vurmak
- yere yığılmak
- yere yıkılmak
- yeri başka
- yeridir
- yeri gelmek
- yeri göğü ben yarattım demek
- yeri göğü birbirine katmak
- yeri göğü inletmek
- yeri göğü tırmalamak
- yeri göğü tutmak
- yerinde duramamak
- yerinde kalmak
- yerinden fırlamak
- yerinden oynamak
- yerinden oynatmak
- yerinde olmak
- yerinde saymak
- yerinde su çıkmak
- yerinde yeller esmek
- yerin dibine batırıp çıkarmak
- yerin dibine geçmek (veya batmak veya girmek)
- yerine geçmek
- yerine gelmek
- yerine getirmek
- yerine koymak
- yerine oturmak
- yerini almak
- yerini beğenmek
- yerini bulmak
- yerini doldurmak
- yerini ısıtmak
- yerini sevmek
- yerini tutmak
- yerini yapmak
- yerin kulağı var
- yeri olmak
- yeri öpmek
- yeri soğumadan
- yeri var!
- yeri yurdu belirsiz olmak
- (birini) yer kabul etmez
- yer kaplamak
- yer kapmak
- yerle beraber
- yerle bir etmek
- yerle gök bir olsa
- yerlerde sürünmek
- yerlere geçmek
- yerlere kadar eğilmek
- yerleri süpürmek
- yerle yeksan etmek
- yer öpmek
- yer tutmak
- yer yarılıp içine girmek (veya geçmek)
- yer yerinden oynamak