Köken: Arapça zamān · Telaffuz: zama:nı
- 1
isimBir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre; hengâm, vakit
“Zaman geçtikçe hafifleyecek yerde, daha ziyade ağırlaşan bir vicdan azabı duyarım.” — Ömer Seyfettin
- 2
Bu sürenin belirli bir parçası; vakit
“Efendiler, az söylemek çok yapmak zamanı gelmiştir.” — Attilâ İlhan
- 3
Belirlenmiş olan an
- 4
Çağ, mevsim
“Gül zamanı. Çocukluk zamanı.”
- 5
Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler; vakit
- 6
Dönem, devir
“Dedelerimizin zamanında burada bir kral yaşardı.” — Reha Mağden
- 7
gök bilimiOlayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram
- 8
dil bilgisiÇekimli fiilin karşıladığı kılış veya oluşun içinde geçtiği dil bilgisel zaman dilimini gösteren kategori; bildirme kipi, haber kipi
“Geldi, gelmiş, geliyor, gelecek, gelir.”
- 9
jeolojiYer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri