Köken: Arapça ẓarf
- 1
isimİçine mektup veya başka kâğıtlar konulan kâğıttan kese
“Bir sabah kahvaltımı yaparken bana gösterişli bir zarf getirdiler.” — Ahmet Haşim
- 2
İçine fincan veya bardak oturtulan metal kap
“Kenarları ezik, bir çift altın kahve fincanı zarfını elinde evirir çevirirdi.” — Reşat Enis Aygen
- 3
eskimiş► kılıf
- 4
dil bilgisiFiilin, sıfatın veya zarfın anlamını zaman, durum, yer, ölçü, nitelik ve soru kavramları bakımından belirleyen veya sınırlayan kelime; belirteç
“Dil bilgisinden zarfları anlatırken öğretmen birden bağırmaya başladı.” — Muzaffer İzgü