Köken: Arapça ẓarīf
- 1
sıfatÇekicilik, biçim, görünüş, durum, konuşma ve davranışlarıyla hoşa giden, beğenilen; zarafetli
“Camilerimizdeki o zarif çizgilerin şiirini bir daha duyacak.” — Orhan Seyfi Orhon
- 2
Beğenilir ve nükteli (dil, konuşma vb.)
“Zarif bir söz.”
- 3
Güzel, hoş, albenili olan
“Teşekküre geldim zarif hediyenize / Gücenmeyin biraz fazla güldümse size” — Enis Behiç Koryürek
- 4
Hoşa gider bir biçimde konuşan ve davranan
“Zarif ve hassas şair gittikçe artan bu iltifatlar karşısında saadetinden ağlıyordu.” — Asaf Halet Çelebi