Köken: Arapça ẕikr + Türkçe etmek · Telaffuz: zi'kretmek
- 1
-i, fiilAdını söylemek, sözünü söylemek
“Ondan sonra şimdi söyleyeceğim noktalara ait malumat ve fikirlerini birinci mesele olarak zikrettiler.” — Atatürk
- 2
Okunması âdet olan duaları ve Kur'an ayetlerini sürekli tekrarlamak
“Geceleri Hüsnü'nün evinde toplanır, zikreder, evrat çekerlermiş.” — Memduh Şevket Esendal