Köken: Farsça zindān
- 1
isimTutuklu veya hükümlülerin içine konulduğu kapalı yer
“Kim ki var gelmiş ve gelecek bu dünyada, her birinden bir örnek kapıların ardında, zindanda.” — Nazan Bekiroğlu
- 2
mecazÇok karanlık ve sıkıntılı yer; eşek cenneti
“Bir od düştü yanar tatlı özüme / Dünya zindan görünüyor gözüme” — Karacaoğlan