Köken: Farsça zūr
- 1
sıfatSıkıntı veya güçlükle yapılan; güç (II), yaş (II), müşkül, kolay karşıtı
“Sabır güzel, faydalı fakat zor şeydir.” — Burhan Felek
- 2
isim► sıkıntı
“Dün gece bütün sinirlerimi bir kâbus işkencesinin zoru altına koyan buhranlı saatler yaşadım.” — Etem İzzet Benice
- 3
isim► zorunluluk
“Artık kızının evinde kalışının zordan olduğunu biliyordu.” — Necati Cumalı
- 4
isim► baskı
“Hocaların zoru ile çıkarılmış olan bu kanun yürümedi.” — Memduh Şevket Esendal
- 5
► hastalık
“Madamın da zoru dizlerinde.” — Peyami Safa
- 6
zarf► güçlükle
“El ele vermiş polisler kaldırımlardan taşan halk kitlesini zor zapt ediyorlardı.” — Haldun Taner
- 7
ünlem“Olmaz, yapamaz” anlamında kullanılan bir söz