Köken: Arapça seyr
- 1
isimGidiş, yürüyüş, ilerleyiş
“Yaşayacak fazla zamanları olmayan bazı dâhiler, olgunluklarını hayatın normal seyrinden çok evvel tamamlamış oluyorlar.” — Asaf Halet Çelebi
- 2
Kara taşıtlarının belli bir güzergâhta ilerlemesi
- 3
denizcilikÖzellikle gemilerin belli bir rotayı takip ederek yolculuk etmesi
- 4
Bir yerden başka bir yere gitmek için yola çıkma
- 5
Eğlenmek için bakma, hoşlanarak bakma; temaşa
“Tevfik, orta oyununa çıkınca seyrine en sık gidenlerden birisi Selim Paşa'nın karısı oldu.” — Halide Edip Adıvar
- 6
Bakıp eğlenecek şey, eğlendirici durum
“Bundan âlâ seyri nerede bulacak garipler?” — Tarık Buğra