- 1
isimBir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk; mahal, mevzi
“İzinsiz bir yere gitmek ne haddime?” — Memduh Şevket Esendal
- 2
Gezinilen, ayakla basılan taban
“Ayıp bir şey gördü mü kulaklarına kadar kızarıyor, gözünü yerde bir noktaya dikip öylece kalakalıyordu.” — Haldun Taner
- 3
Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge; mevki
“Anadolu'nun bazı yerlerinde eski bir kocakarı itikadı vardır.” — Reşat Nuri Güntekin
- 4
► konum
“Türkiye stratejik bakımdan önemli bir yerdedir.”
- 5
► ülke
- 6
Geçim sağlamak için çalışılan iş yeri
“Askerden gelirse bakalım bir yere yerleştirebilecek miyiz?” — Memduh Şevket Esendal
- 7
► önem
“Uçağın yurt savunmasındaki yeri.”
- 8
► iz
- 9
Üzerine yapı kurulmaya elverişli arsa
“Deniz kıyısında bir yer aldılar, ev yapacaklar.”
- 10
Ekime elverişli toprak parçası; arazi
“Çorak yerde ot bitmez.”
- 11
Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan; mahal, nokta
“Toplantı yeri. Kaza yeri.”
- 12
Otel, motel vb.nde kalınacak oda
“Yeriniz var mı?”
- 13
coğrafya► yerküre
- 14
mecaz► durum
“Sen benim yerimde olsan ne yapardın?”
yer ne demek?
isim·14 anlam·3 harf·yer
“Yer” Türkçede isim olarak kullanılan bir kelimedir. Sözlükte 14 anlamı bulunur. En yaygın anlamı şudur: “Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk; mahal, mevzi”. 3 harf ve 1 heceden (yer) oluşur. Kelimeyle ilgili 78 deyim ve atasözü vardır.
Yer ile ilgili atasözleri ve deyimler
- yer açmak
- yer almak
- yer bakır gök demir kesilmek
- yer bulmak
- yer çevirmek
- yer değiştirmek
- yerde kalmak
- yer demir gök bakır
- yerden göğe kadar
- yerden yere çalmak
- yerden yere vurmak
- yere bakan (veya bakıp) yürek yakan
- yere bakmak
- yere baktırmak
- yere batasıca (veya batsın)
- yere batmak
- yere çalmak
- yere göğe koymamak
- yere sağlam basmak
- yere sermek
- yer etmek
- yere vurmak
- yere yığılmak
- yere yıkılmak
- yeri başka
- yeridir
- yeri gelmek
- yeri göğü ben yarattım demek
- yeri göğü birbirine katmak
- yeri göğü inletmek
- yeri göğü tırmalamak
- yeri göğü tutmak
- yerinde duramamak
- yerinde kalmak
- yerinden fırlamak
- yerinden oynamak
- yerinden oynatmak
- yerinde olmak
- yerinde saymak
- yerinde su çıkmak
- yerinde yeller esmek
- yerin dibine batırıp çıkarmak
- yerin dibine geçmek (veya batmak veya girmek)
- yerine geçmek
- yerine gelmek
- yerine getirmek
- yerine koymak
- yerine oturmak
- yerini almak
- yerini beğenmek
- yerini bulmak
- yerini doldurmak
- yerini ısıtmak
- yerini sevmek
- yerini tutmak
- yerini yapmak
- yerin kulağı var
- yeri olmak
- yeri öpmek
- yeri soğumadan
- yeri var!
- yeri yurdu belirsiz olmak
- (birini) yer kabul etmez
- yer kaplamak
- yer kapmak
- yerle beraber
- yerle bir etmek
- yerle gök bir olsa
- yerlerde sürünmek
- yerlere geçmek
- yerlere kadar eğilmek
- yerleri süpürmek
- yerle yeksan etmek
- yer öpmek
- yer tutmak
- yer vermek
- yer yarılıp içine girmek (veya geçmek)
- yer yerinden oynamak
Yer ile kurulan birleşik kelimeler
- yer adı
- yer alıştırmaları
- yeraltı
- yer altı
- yer belirteci
- yerberi
- yer bezi
- yer bilimi
- yer cücesi
- yer çamı
- yer çekimi
- yer çekirdeği
- yer çöküntüsü
- yer değiştirme
- yer domuzu
- yer elması
- yereşeği
- yer fesleğeni
- yer fıstığı
- yer geçidi
- yer hostesi
- yer istasyonu
- yer kabuğu
- yer katı
- yerküre
- yer mantarı
- yermerkezcilik
- yer merkezli
- yer meşesi
- yer minderi
- yer mumu
- yer odası
- yer ölçümü
- yer örümceği
- yeröte
- yer özekçil
- yer palamudu
- yer pelidi
- yer pırasası
- yer sakızı
- yer sarmaşığı
- yer sarsıntısı
- yer servisi
- yer sıçanı
- yer sofrası
- yer solucanı
- yer tamlayıcısı
- yer üstü
- yer yağı
- yer yatağı
- yer yer
- yer yurt
- yer yuvarı
- yer yuvarlağı
- yeryüzü
- yer zarfı
- yerdegezen
- yerden bitme
- yerden selam
- yerden temenna
- yerden yapma
- yere doğrulum
- yeregeçen
- yere yönelim
- geometrik yer
- kapalı yer korkusu
- kara yer
- köylük yer
- ortalık yer
- ara yerde
- başı yerde
- beşibiryerde
- yüzü yerde
- beyhude yere
- boş yere
- faydasız yere
- gereksiz yere
- haksız yere
- lüzumsuz yere
- nafile yere
- nahak yere
- nedensiz yere
- sebepsiz yere
- yanlış yere
- yararsız yere
- yok yere
- atıştırma yeri
- atış yeri
- bayram yeri
- bekleme yeri
- besi yeri
- bitirim yeri
- buluşma yeri
- çıkarma yeri
- çıkış yeri
- dalyan yeri
- demir yeri
- dizgi yeri
- doğum yeri
- edep yeri
- gezinti yeri
- hacet yeri
- harman yeri
- iş yeri
- ivinti yeri
- kabul yeri
- kalafat yeri
- kaşan yeri
- kilit yeri
- köy yeri
- mahşer yeri
- ören yeri
- panayır yeri
- park yeri
- pazar yeri
- piknik yeri
- piyasa yeri
- pot yeri
- sargı yeri
- satış yeri
- seğirdim yeri
- son cemaat yeri
- şeref yeri
- tan yeri
- tırnak yeri
- toplantı yeri
- uğrak yeri
- ut yeri
- voli yeri
- yangın yeri
- yapı yeri
- yargı yeri
- yönetim yeri
- ziyaret yeri
- yerli yerine
- ayıp yerler