Köken: Arapça kebāb
- 1
isimDoğrudan doğruya ateşte veya kap içinde susuz olarak pişirilmiş et
“Oradan ayrılınca hemen çarşıya koşar, sıcak bir ekmek alır, içini kebapla doldurur, anama götürürdüm.” — Halide Edip Adıvar
- 2
Kızartma, çevirme veya kavurma yoluyla hazırlanan her türlü yiyecek
“Kestane kebabı. Patlıcan kebabı.”
- 3
sıfatKavrulmuş, kızarmış
“Kebap mısır.”
- 4
sıfat, mecazYanmış, yanık
- 5
argoBir şeyden söz edilirken “ne güzel, ne iyi, ne kadar kolay” anlamlarında söylenen bir söz.